SarmaşıkŞebnem İŞİGÜZEL
Everest Yayınları
2002 İstanbul
ISBN 975-289-026-1
391 Sayfa
"O kış hayatlarımız sarmaşık dalları gibi birbirine geçecek, bütün felaketler ve kötülükler bizi bulacaktı. Birbirimizin varlığından haberimiz yokken, hayatlarımızı var eden tesadüfler birleştirecekti bizi. Sarmaşıkların sırnaşık cılız gövdeleri gibi aşklarımız, kederlerimiz, kayıplarımız ve arzularımız birbirine dolanacaktı."
Roman bu sözlerle başlıyor. Gerçekten de roman adının hakkını veriyor. Sarmaşık çok uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı. İlk Picus Dergisinde rastlamıştım (Ne güzel dergiydi yazık oldu bu konuya değineyim daha sonra). Listemde uzun süre beklemiş, nerdeyse 7 yıl olmuş. Nihayetinde okudum. Genelde Paul Auster'i bitirince gösterdiğim bir tepkiyi gösterdim. Nasıl bir tepki derseniz. Nasıl anlatsam, içimden "O neydi bee!" der ve etrafa bakınırım, gerçek dünyaya dönüp dönmediğimi anlamak için. Sarmaşık'ı bitirincede böyle bir tepki verdim. Çok etkileyici bir romandı. Kurgu, karakterler sizi şaşırtıyor, bir de arka kapakta Şebnem İşigüzel'in romanı 4,5 ayda yazdığını öğrendiğinizde daha da bir şaşırıyorsunuz.
Mevsim kış, renkkörü hastalığına yakalanmış ressam Ali Ferah, harfleri tanıyamama ile kendini gösteren nörolojik bir hastalığa yakalanan Nobel Ödüllü ilk Türk yazar Salim Abidin, kendilerini tedavi eden doktorun muayenehanesinde tanışırlar ve bir anda sarmaşık misali birbirlerine dolanırlar. Romanda Ali Ferah ve Salim Abidin'nin yanında, Ali Ferah'ın şizofren kardeşi, saplantılı annesi, eski sevgilisi; İstanbul'da yaşayan Ruslar Nadya, Oleg, Ludmilla, Ali Ferah'ın komşusu Sedef romanın diğer kahramanları.
Romanda bazı tablolar size eşlik ediyor. Beni en çok şaşırtan henüz yeni okuduğum Artemisia'nın Çilesi'nin kahramanı Artemisia Gentileschi'nin Sarmaşık'da karşıma çıkması. Bazen hayatımda böyle tatlı tesadüfler olunca çok mutlu olurum. Bazen aklıma bir şey takılır atıyorum Aztekler, National Geographic'i açarım Aztekler ile ilgili bir belgesel çıkar karşıma, ya da burda olduğu gibi bir roman okurum, arkasından başka bir kitapda okuduğum o romandan bahsedilir. Çok hoşuma gider böyle minik tesadüfler.

Artemisia Gentileschi - Judith ve Holofernes

Jan Van Eyck - Arnolfini ve Karısı

Fernando Botero - Mona Lisa
Nobel Ödüllü Yazar Salim Abidin'i ister istemez Orhan Pamuk ile kıyaslıyorsunuz. Nobel Ödülü almış olması bakımından. Hatta Şebnem İşigüzel'in onu düşünerek yazdığını söyleyenler bile çıkmış. Ancak bu mümkün olamaz. Zira Orhan Pamuk ödülü almadan çok önce bu roman yayınlandı. Romanın sonlarına doğruda romana katılan bir karater ile -şimdi detay vermeyeyim - Şebnem İşigüzel çok hoş süprizi yapmış.
Çok severek okudum ve finalinden müthiş etkilendim. Şiddetle tavsiye olunur.




