Ve Perde İndi (Curtain)
Agatha Christie
Altın Kitaplar
2011, İstanbul
ISBN: 978-975-405-137-7
176 Sayfa
Çeviri: Gönül Suveren
Agatha Christie ile nasıl tanıştığımı yazmadım sanırım. Büyük ablam severdi ben çocukken. Aramızda 12 yaş olduğu için o zamanlar ben okuma yazma bilmiyordum, sadece kapağına bakardım ve kimisi bana ürkütücü gelirdi. Ama okumak içinde can atardım. Sonra okuma yazma öğrendim ve sanırım ilkokul 5. sınıfta öykülerinden oluşan bir kitap olan Kırmızı İşaret kitabını okudum. Çok etkilendim. Sonra ablamın diğer Agatha Christie kitaplarını okumaya başladım. Onları bitirince kendim almaya başladım. Böylece özellikle yaz tatili geldiğinde hemen Agatha Christie kitabı alıyordum. O zamanlar internet olmadığı için yazarın tam külliyatına ulaşamadığım ve kronolojik sıra takip edemediğim için kitapçıda hangi kitabı bulursam onu alıyordum. İşte öyle bir zamanda aldım "Ve Perde İndi"yi. Maalesef Poirot'nun son romanıymış. Neyse ki ilk romanı "Ölüm Sessiz Geldi"'yi okumuş olduğum için Styles'a geri dönüş çok hoşuma gitmişti. Yıllar içinde Agatha Christie'nin yerini üniversite yıllarımda başka bir güzellik aldı. Gelmiş geçmiş en iyi Poirot olan David Suchet'ın başrolde oynadığı Agatha Christie's Poirot. O zamanlar TRT-2'de yayınlanıyordu. Hatta ilk bölümlerini çok karlı bir günde yeğenim ile izlemiştik. Bir süre bu dizi devam etti. Sonra okul hayatım yoğunlaştı, yüksek lisans falan derken Agatha Christie'yi ihmal ettim. Ama hep bütün kitaplarını okumak isteği vardı ilk okumaya başladığım andan itibaren. Daha sonra blog yazmaya başlayıp "Kahverengi Elbiseli Adam"'ın yeni baskısını bulunca, Agatha Christie sevdam yeniden canlandı. Poirot zaten baş tacımdı bu yeni okumalarımla Miss Marple'ı da çok sevdim. Geçen nisan ayında son kalan romanlarını da okudum ve bitti. Zaten son kitaplar kaldığı için hüzünlüydüm. Hüznüm "Ve Perde İndi"ye gelince katlandı. İki gündür de ne yazsam nasıl yazsam diye düşünüp duruyorum.
Bu noktada sizin için karar vermek gerekiyor. Kitabı okumayı düşünüyorsanız Poirot'nun son romanı olduğunu bilin, okumayı en sona bırakın ve yazının bundan sonrasını okumayın. Çünkü her ne kadar içerik ile ilgili çok şey yazmamaya özen göstersem de yine de keyif kaçırmasın.
Etkileyici uyarlamasını izlemek isterseniz burada.
Canım ne kadar tatlı
Eğer kitabı okuduysanız veya okumayı düşünmüyorsanız biz devam edebiliriz. Evet maalesef bu roman Poirot'nun göründüğü son roman. Lise yıllarımda okuduğum ve kitabın tüm detaylarını gayet net hatırlıyor olmama rağmen o kadar üzüntülüydüm ki okumaya başladığımda elim gitmedi. Bir de eski kitabımın nasıl olmuş ise son bir kaç sayfası yok olmuştu. Birine ödünç verdiğim zaman mı oldu bilemiyorum. O nedenle yeni baskısını aldım. İtiraf etmek gerekirse ben Agatha Christie'nin hep son yıllarında yazdığını sanıyordum. Ancak meğer 30 yıl önce yazıp bir kasaya kapatmış. Bunu yeni öğrendim. Bu nedenle içinde bu arada yazılmış herhangi bir olaya atıf yok. Bunu fark etmeliydim aslında. Roman bizim ilk kez Poirot'yu tanıdığımız "Ölüm Sessiz Geldi"'de olayın geçtiği Styles'da geçiyor. Aradan yıllar geçmiş Styles bir pansiyona dönüşmüş. Poirot elden ayaktan düşmüş, bitkin bir halde Sevgili Hastings'i bekliyor. Onunla son kez ava çıkacaklar. Birbirinden farklı gibi görünen cinayetlerin tek ve asıl failini yakalayacaklar. Ama adaleti yerine getirmek ve katilin suçlarını kanıtlamak çok zor. Bunun için de Poirot'nun muhteşem bir planı var.
En az "Roger Ackroyd Cinayeti" kadar şaşırtıcı bir final. Ama ben hala Poirot'nun ölümüne üzülüyorum. Üstüne bir de Poirot dizisinin finali olan uyarlamasını izleyince artık göz yaşlarımı tutamadım. Şahane olmuş, Poirot'nun iyice yaşlanmış hasta halleri çok dokunaklı. Çok üzüldüm. Sonra onu yeniden istediğim zaman Mısır'da, Doğu Ekspresi'nde ya da King's Abbot'ta kabak yetiştirirken okuyabileceğimi düşündüm. Bu kendimi daha iyi hissetmemi sağladı.
Her güzel şeyin bir sonu vardır evet ama bizim Canım arkadaşım Biblio ile Agatha Christie okumalarımız devam edecek. Başka projeler geliştireceğiz. Üstelik benim daha okuyacağım öyküler var onlar bana heyecan veriyor. Hatta iki tanesini tatile giderken yanıma alacağım. Evet Poirot ölmedi...



























