Hercule Poirot etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hercule Poirot etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Temmuz 2014 Çarşamba

Agatha Christie - Ve Perde İndi


Ve Perde İndi (Curtain) 

Agatha Christie

Altın Kitaplar

2011, İstanbul

ISBN: 978-975-405-137-7

176 Sayfa

Çeviri: Gönül Suveren






Agatha Christie ile nasıl tanıştığımı yazmadım sanırım. Büyük ablam severdi ben çocukken. Aramızda 12 yaş olduğu için o zamanlar ben okuma yazma bilmiyordum, sadece kapağına bakardım ve kimisi bana ürkütücü gelirdi. Ama okumak içinde can atardım. Sonra okuma yazma öğrendim ve sanırım ilkokul 5. sınıfta öykülerinden oluşan bir kitap olan Kırmızı İşaret kitabını okudum. Çok etkilendim. Sonra ablamın diğer Agatha Christie kitaplarını okumaya başladım. Onları bitirince kendim almaya başladım. Böylece özellikle yaz tatili geldiğinde hemen Agatha Christie kitabı alıyordum. O zamanlar internet olmadığı için yazarın tam külliyatına ulaşamadığım ve kronolojik sıra takip edemediğim için kitapçıda hangi kitabı bulursam onu alıyordum. İşte öyle bir zamanda aldım "Ve Perde İndi"yi. Maalesef Poirot'nun son romanıymış. Neyse ki ilk romanı "Ölüm Sessiz Geldi"'yi okumuş olduğum için Styles'a geri dönüş çok hoşuma gitmişti. Yıllar içinde Agatha Christie'nin yerini üniversite yıllarımda başka bir güzellik aldı. Gelmiş geçmiş en iyi Poirot olan David Suchet'ın başrolde oynadığı Agatha Christie's Poirot. O zamanlar TRT-2'de yayınlanıyordu. Hatta ilk bölümlerini çok karlı bir günde yeğenim ile izlemiştik. Bir süre bu dizi devam etti. Sonra okul hayatım yoğunlaştı, yüksek lisans falan derken Agatha Christie'yi ihmal ettim. Ama hep bütün kitaplarını okumak isteği vardı ilk okumaya başladığım andan itibaren. Daha sonra blog yazmaya başlayıp "Kahverengi Elbiseli Adam"'ın yeni baskısını bulunca, Agatha Christie sevdam yeniden canlandı. Poirot zaten baş tacımdı bu yeni okumalarımla Miss Marple'ı da çok sevdim. Geçen nisan ayında son kalan romanlarını da okudum ve bitti. Zaten son kitaplar kaldığı için hüzünlüydüm. Hüznüm "Ve Perde İndi"ye gelince katlandı. İki gündür de ne yazsam nasıl yazsam diye düşünüp duruyorum. 

Bu noktada sizin için karar vermek gerekiyor. Kitabı okumayı düşünüyorsanız Poirot'nun son romanı olduğunu bilin, okumayı en sona bırakın ve yazının bundan sonrasını okumayın. Çünkü her ne kadar içerik ile ilgili çok şey yazmamaya özen göstersem de yine de keyif kaçırmasın. 

Etkileyici uyarlamasını izlemek isterseniz burada. 


Canım ne kadar tatlı 

Eğer kitabı okuduysanız veya okumayı düşünmüyorsanız biz devam edebiliriz. Evet maalesef bu roman Poirot'nun göründüğü son roman. Lise yıllarımda okuduğum ve kitabın tüm detaylarını gayet net hatırlıyor olmama rağmen o kadar üzüntülüydüm ki okumaya başladığımda elim gitmedi. Bir de eski kitabımın nasıl olmuş ise son bir kaç sayfası yok olmuştu. Birine ödünç verdiğim zaman mı oldu bilemiyorum. O nedenle yeni baskısını aldım. İtiraf etmek gerekirse ben Agatha Christie'nin hep son yıllarında yazdığını sanıyordum. Ancak meğer 30 yıl önce yazıp bir kasaya kapatmış. Bunu yeni öğrendim. Bu nedenle içinde bu arada yazılmış herhangi bir olaya atıf yok. Bunu fark etmeliydim aslında. Roman bizim ilk kez Poirot'yu tanıdığımız "Ölüm Sessiz Geldi"'de olayın geçtiği Styles'da geçiyor. Aradan yıllar geçmiş Styles bir pansiyona dönüşmüş. Poirot elden ayaktan düşmüş, bitkin bir halde Sevgili Hastings'i bekliyor. Onunla son kez ava çıkacaklar. Birbirinden farklı gibi görünen cinayetlerin tek ve asıl failini yakalayacaklar. Ama adaleti yerine getirmek ve katilin suçlarını kanıtlamak çok zor. Bunun için de Poirot'nun muhteşem bir planı var.

En az "Roger Ackroyd Cinayeti" kadar şaşırtıcı bir final. Ama ben hala Poirot'nun ölümüne üzülüyorum. Üstüne bir de Poirot dizisinin finali olan uyarlamasını izleyince artık göz yaşlarımı tutamadım. Şahane olmuş, Poirot'nun iyice yaşlanmış hasta halleri çok dokunaklı. Çok üzüldüm. Sonra onu yeniden istediğim zaman Mısır'da, Doğu Ekspresi'nde ya da King's Abbot'ta kabak yetiştirirken okuyabileceğimi düşündüm. Bu kendimi daha iyi hissetmemi sağladı. 

Her güzel şeyin bir sonu vardır evet ama bizim Canım arkadaşım Biblio ile Agatha Christie okumalarımız devam edecek. Başka projeler geliştireceğiz. Üstelik benim daha okuyacağım öyküler var onlar bana heyecan veriyor. Hatta iki tanesini tatile giderken yanıma alacağım. Evet Poirot ölmedi...







11 Temmuz 2014 Cuma

Agatha Christie - Filler de Hatırlar



Filler de Hatırlar (Elephants Can Remember)

Agatha Christie

Altın Kitaplar

2012, İstanbul

ISBN: 975-21-0643-9

188 Sayfa

Çeviri Gönül Suveren







Poirot ve Ariadne Oliver'lı bir Agatha Christie romanı. Agatha Christie'nin başarılı romanlarından biri. Ben de eski bir baskısı vardı ama bulamadım onu ve yeni baskısını aldım. Çünkü lise yıllarımda okumuştum çok da iyi hatırladığım bir romandı. Yıllar sonra yeniden okumak yepyeni bir keyif kattı. Üstelik kitabın yanında şahane bir de uyarlama izledim. Aradan uzun zaman geçip kitapları bloga yazmanın bir ilginç yönü de kitapları yeniden okuma isteği yaratıyor. Bu kitabı Sevgili Biblio ile nisan ayında okumuştuk. Bu kitabın bir özelliği de sondan bir önce Poirot romanı olması. Bu nedenle kitabın sonlarına doğru hüzünlenmeye başladım. 


Ariadne Oliver yazarların yemeğinde bir kadınla tanışır: Bayan Burton-Cox. Kadın Ariadne Oliver'dan bir gizemi çözmesini ister. Oğlunun evleneceği kız olan Celia'nın (Bayan Oliver kızın vaftiz annesi)  annesinin mi babasını vurduğu yoksa babasının mı annesini vurduğu? Bayan Oliver'a çılgın bir istek gibi gelmesine rağmen Poirot ile konuşurlarken bu gizemi aydınlatmaya karar verir. Yıllar önce yaşanan bu ölüm olayını mutlaka hatırlayan filler olduğunu söyler. Zira filler asla unutmazlar.

Film uyarlaması burada. 

Severek okuduğum ve yine okumak isteyeceğim bir roman. Fillerin hafızlarının güçlü olması üzerine çekilen bir film geldi aklıma. Yıllar önce izlemiş ve çok etkilenmiştim. Çok sevdiğim Elizabeth Taylor'un Elephant Walk (1954) filmi. Denk gelirseniz tavsiye ederim. 


   



8 Temmuz 2014 Salı

Agatha Christie - Elmayı Yılan Isırdı


Elmayı Yılan Isırdı (Hallowe'en Party)

Agatha Christie

Altın Kitaplar

1992, İstanbul

ISBN:975-405-341-3

173 Sayfa

Çeviri: Gönül Suveren



Bu kitap en sevdiklerimden. Yıllar önce (hatta tam tarih verebilirim kitabın üstüne not almışım - 29 Haziran 1993) okumuş ve çok sevmiştim. Cadılar bayramını zaten her zaman severim bizim kültürümüze yabancı olsa da. Bu roman ile cadılar bayramında geçiyor orijinal adından anlaşılacağı gibi. Agatha Chirsite biliyorsunuz Poirot'yu tatil günlerinde bile rahat bırakmaz (bkz. Noel'de Cinayet, Noel Kekinin Gizemi). Biz de bu romanı geçen sene (ne kadar uzun zaman olmuş) cadılar bayramında Sevgili Arkadaşım Biblio ile okuduk ve uyarlamasını izledik. Çok keyifliydi.

Çok sevdiğimiz Bayan Ariadne Oliver, arkadaşı Judith Butler ile kalıyordu. Komşuları Rowena Drake'in çocuklar için verdiği Cadılar Bayramı partisi için hazırlık yapılıyordu. Herkes birşeyler yapmaya çalışıyor bir koşturmadır gidiyordu. Herkesin toplandığı bir sırada küçük bir kız olan Joyce bir cinayete tanık olduğundan bahseder. Ancak orada bulunan kimse ona inanmaz, Kızın yalancı olarak adı çıkmıştır. Parti günü gelir çatar herşey eğlenceli geçerken Joyce'un ölüsünü bulurlar. Ariadne Oliver, Poirot'nun evinin yolunu tutar. Birlikte olayı çözmek onlara kalır. 

Şimdi bu satırları  yazarken kitabı ne kadar özlediğimi fark ettim. Çok güzeldir. 

Ben de gördüğünüz gibi eski baskısı var. Ancak yeni baskısı da mevcut. Bir ara eskilerin yeni baskılarını almalı :) Eğer okumak isterseniz bizim gibi sonbaharı tercih edin derim. Kitabın uyarlaması burada. 







13 Ekim 2013 Pazar

Agatha Christie - Üçüncü Kız


Üçüncü Kız (The Girl) 

Agatha Christie

Altın Kitaplar

2010, İstanbul

ISBN: 975-21-0594-7

224 Sayfa

Çeviri: Gönül Suveren




"Acaba bir kitap daha mı yazsam? Yok yok ...Bir işi en iyi şekilde yapar, ondan sonra da o konuya bir daha dönmezsin..."

İşte tatmin eden bir kitap. Her şeyi ile... Daha ilk sayfadan itibaren Hercule Poirot bizimle birlikte bu bile büyük bir keyif. Çok da ilginç başlıyor. Genç bir kız Poirot'yu ziyaret ediyor ve çok emin olmamakla birlikte bir cinayet işlemiş olabileceğinden bahsediyor. Haliyle bu canı sıkılan Poirot'yu meraklandırıyor ve konuyu araştırmaya başlıyor. Poirot'ya Sevgili yazarımız Ariadne Oliver da eşlik ediyor. Poirot ile diyologları çok güzel. Hele Miss Oliver Poirot'ya "Neden kafama vurdukları yere gitmiyorsunuz?" diye sorduğunda Poirot'nun "Neden benim kafama da mı vursunlar?" cevabına epeyce bir güldüm. Çok çok başarılı. 

Daha önce uyarlamasını izlemiştim ama çok aklımda kalmamış. Belki de değişiklik yapmışlardır. Çünkü katil gerçekten ilgi çekici. 

Daha ne yazsam bilemedim. Bu okuma haftasının sanırım en iyisiydi. Bu okuma için diğer tüm katılımcılara ve Canım Arkadaşım Biblio'ya tekrar teşekkür ederim. 

Bu arada Cadılar Bayramı'nda yanı 31 Ekim haftası yine Sevgili Biblio ile Agatha Christie'nin Hallowe'en Party'sini yani Elmayı Yılan Isırdı kitabını okuyacağız. Katılımlarımızı bekliyoruz. Şimdiden herkese iyi bayramlar dilerim... 

3 Ekim 2013 Perşembe

Agatha Christie - Ölüm Saatleri


Ölüm Saatleri (The Clocks)

Agatha Christie

Altın Kitaplar

2009, İstanbul

ISBN: 978-975-21-0865-3

256 Sayfa

Çeviri: Gönül Suveren



Ölüm Saatleri yine benim büyük merakla okumayı beklediğim bir kitaptı. Poirot olduğu içindi bu merakım. Ancak  kitap ve olay çok heyecan verici olmasına rağmen, Poirot'nun silik varlığı hayal kırıklığı oldu. Daha aktif bir Poirot beklerdim. Bu romanda Poirot kendini polisiye roman külliyatı okumaya vermiş. Hal böyle olunca Poirot oldukça geri planda kalıyor. 124. sayfaya kadar da ortaya çıkmıyor.

Wilbraham Crescent 19 numaraya iş için giden Shelia, bir odaya girer, odada birden fazla saat vardır biri dışında hepsi 16.13'ü göstermektedir ve de bir ceset. Ne olduğunu anlamaya çalışırken bir kadın odaya girer ve cesete doğru ilerler, Shelie kadını durdurur ve bağırarak sokağa fırlar. Colin Lamb ile karşılaşan kız olayı bir çırpıda anlatır ve genç adam eve gider. Colin Lamb aslında bir casusu ararken bu cinayet davasını da çözmeye çalışır. Tıkandığı anda eski dostu Poirot'dan yardım ister. 

Katili biraz tahmin eder gibi oldum ama yine de emin olamadım. Keyifle ve hızlıca okudum. Dediğim gibi keşke Poirot daha aktif olsaymış ben daha çok mutlu olurdum.

Henüz izleyemediğim bir uyarlaması var, David Suchet'li göz atmak isterseniz burada.  Haftasonu okuduğum kitapların uyarlamalarını izlemek niyetindeyim.  

17 Ocak 2013 Perşembe

Agatha Christie - Sonuncu Kurban



Sonuncu Kurban (Dead Man's Folly)

Agatha Christie

Altın Kitaplar

2006, İstanbul

ISBN: 9752106447

221 Sayfa

Çeviri: Gönül Suveren 




"Siz Spencer'ın şu mısralarını biliyor musunuz? 'Didinmekten sonra uyku, fırtınadan sonra liman, savaştan sonra rahat, hayattan sonra ölüm, çok memnun eder..."

Agatha Christie'nin özellikle bazı kitaplarında mekanlar o kadar önemli bir yer tutuyor ki... Öneminin yanı sıra Agatha Christie bir de güzel betimliyor, adeta orada yaşamışsınız hissine kapılıyorsunuz. Styles Köşkü, Chimney Köşkü, Hollow Malikanesi,  Enderby Malikanesi, Çingene Çergisi ilk aklıma gelenler. O kadar yaşayan yerler ki adını söyler söylemez aklımda canlanıveriyor. İşte Nasse Şatosu da öyle bir artık yer hafızamda capcanlı, oraya gitmişim gibi. Kitap bu okumamızda en beğendiğim 2. kitap oldu. Yine bir önceki yazımda belirttiğim gibi Poirot ilk sayfadan itibaren bizim ile. Bu benim için çok hoş oluyor. Ayrıca Poirot'ya polisiye yazarımız Ariadne Oliver da eşlik ediyor. Hatta herşey onun başının altından çıkıyor.

Kapağın konuyla bir ilgisi olmamasına rağmen hoşuma gittiğini de belirtmek isterim. 

Amy Folliat romanın en naif kişisi kuşkusuz. Onun öyküsüne üzülmemek elde değil.

Poirot sakin evinde otururken Miss Oliver'dan heyecanlı bir telefon alır. Nasse Şatosu'nda tertiplediği temsili bir cinayet oyunun izlemek ve cinayeti çözen kişiye ödülü vermek için Poirot'yu davet eder. Miss Lemmon, Poirot'nun gitmeyeceğini düşünür ama Poirot onu yanıltır. Trene zar zor yetişen Poirot Nasse Şatosuna varır. Miss Oliver'ın karmaşık oyununu anlamaya çalışır, orada yaşayan insanlarla tanışır. Bazı tuhaflıklar dikkatini çekse de oyunu beklemeye karar verir. Panayır başlar her şey yolunda gözükmektedir. Ta ki oyun gerçeğe dönüşene kadar.

"Poirot böyle bir cinayeti çözecek insanın çok zeki olması gerektiğini düşündü. Hatta, bu cinayeti çözebilecek birinin bulunabileceğinden bile emin değildi. Cinayet Oyunu'nun konusu sisler arasında kalmış gibi geliyordu ona."

14 Ocak 2013 Pazartesi

Agatha Christie - Üç Yanlış Üç Ceset


Üç Yanlış Üç Ceset ( Hickory Dickory Dock)

Agatha Christie 

Altın Kitapları

2010, İstanbul

ISBN: 978-975-21-0316-0

191 Sayfa

Çeviri: Gönül Suveren 




Bu kitap son dönemdeki çevirilere bakarak daha kısa. Bu yüzden biraz eksikmiş gibi bir duyguya kapılmama neden oldu. Başrolde bu sefer Poirot olduğu için de olsa gerek fazla kısa geldi. Sanırım bir günden biraz fazla bir sürede okudum. Kitabın en güzel yanı Poirot'nun roman açılır açılmaz yer alması. Bazı romanlarda Poirot çıksın bir an önce diye beklemeye gerek kalmıyor. Diğer güzellik titiz ve mükemmel (Poirot'nun sekreteri zaten böyle olmalı) sekreteri Miss Lemmon'un da romanda yer alması. Yanlış anımsamıyorsam bir  romanda ilk kez adı geçiyor. 

Miss Lemmon'un son günlerdeki dalgınlığı Poirot'nun dikkatini çeker. Bunun altında yatan sebep ise Miss Lemmon'un kız kardeşinin çalıştığı yurttaki hırsızlıklardır. Poirot için başta sıradan bir olay gibi görünse de çalınan eşyaların acayipliği ilgisini çeker. Olay ile ilgilenmeye başladığı sırada yaşanan şüpheli bir intihar işi büsbütün ilginç kılar. 

Mükemmel değil ama olayın karmaşık yapısı ve Poirot'nun hatırı için kesinlikle okunmaya değer. 


24 Aralık 2012 Pazartesi

Polisiye Okumaları [22 - 31 Aralık 2012]



Yılın son günleri ve soğuk günlerde polisiye okumak ayrı bir keyif. Canım Arkadaşım Biblio ile yılın bu bölümünde mutlaka okuyoruz. Bu sefer sadece Agatha Christie ile sınırlamadık ve okumamızı Polisiye olarak adlandırdık. Sevgili Kitap Delisi Gizem ve İrem Hanım da okumamıza katıldılar. Siz de polisiye okuyarak bize katılabilirsiniz. Blogunuzda minik bir yazı yazarak okuyacaklarınızı paylaşabilir, kitaplar bittikten sonra yorumlarınızı yazabilirsiniz.
Ben bu sefer yine sadece Agatha Christie okuyorum:
  •  Bilinmeyen Hedef – Destination Unknown 
  •  Üç Yanlış Üç Ceset – Hickory Dickory Dock
  • Sonuncu Kurban – Dead Man’s Folly
  • 16.50 Treni – 4.50 from Paddington
  •  Şahidin Gözleri – Ordeal by Innocence
Görsel: Canım Biblio'ya  ait. Canım ellerine sağlık her zaman ki gibi muhteşem...

19 Kasım 2012 Pazartesi

Agatha Christie - Güvercinler Arasında Bir Kedi

Güvercinler Arasında Bir Kedi (Cat Among The Pigeons)

Agatha Christie

Altın Kitaplar 

İstanbul, 2012

ISBN: 9752114999

304 Sayfa

Çeviri: Çiğdem Öztekin 



Bu kitabın daha önce uyarlamasını izlemiş ve çok sevmiştim. Kronolojik okumam da sırasını beklerken beklemediğim bir anda giriverdi hayatıma. Tatilde yanıma aldığım Agatha Christie'lerim erken bitince Kuşadası D&R'a koşa koşa gittik. Kızım, eşim ve ben birer kitap aldık. Ben daha önceden bildiğim bu kitabı seçtim. Öykü yatılı bir kız okulunda geçiyor. Çocukluğumdan beri bu yatılı okul öyküleri hoşuma gider ki bunlardan en sevdiklerim Küçük Prenses ve Uzun Bacaklı Baba'dır. Bu öyküde de o yatılı okul disiplinli ve düzenli yaşamı çok güzel kurgulanmış. Karakterler çok özenli yaratılmış. Poirot'nun varlığı da elbette ayrı bir keyif. Gerçi epey sonradan olaya dahil oluyor. 

Gece yarısı spor salonunda ışık fark eden iki öğretmen salona geldiklerinde çok da sevilmeyen beden eğitimi öğretmeninin cesedi ile karşılaşırlar. Olaya anlam verilemez. Zaman ilerlerken öğrencilerden biri olayın nedenini keşfeder. Poirot'nun da olaya dahil olmasıyla karmakarışık olaylar yavaş yavaş çözülür. 

Oldukça uzun olmasına rağmen büyük bir merak ve heyecanla okunan şahane bir kitap. Uyarlamasını da izlemenizi tavsiye ederim. 

Not: Kurabiyem geniz eti ameliyatı olduğu için yazılarım biraz gecikti doğal olarak. Çok şükür şimdi iyi meleğim... 


28 Eylül 2012 Cuma

Agatha Christie - Cenazeden Sonra


Cenazeden Sonra (After the Funeral) 

Agatha Christie 

Altın Kitaplar

2009, İstanbul

ISBN: 975-21-0750-8

319 Sayfa

Çeviri: Çiğdem Öztekin



Pişman olmak zaman kaybından başka bir şey değil.

Maalesef önce dayanamayıp uyarlamasını izlemiş ve o zaman çok sevmiştim. Kitap hali elbette çok daha güzeldi. Hele muhteşem Enderby Malikanesi başlı başına bir karakter gibiydi. Öyle bir yerde yaşamanın hayali ile okudum heyecanlı satırları. Agatha Christie bu güzel roman için iyi ki de Poirot'u tercih etmiş. Kitabın sonunda kitabın 1963 yılında filme uyarlandığından ancak ne hikmetse senaryoda büyük bir değişiklik yapılarak Miss Marple, Poirot'nun yerini aldığından bahsediliyor. Ben bu uyarlamayı seyretmiş ve büyük keyif almıştım. 

Her şey Richard Abernethie'nin cenazesinde ailede biraz çatlak olarak bahsedilen Cora'nın "Aslında o cinayete kurban gitti değil mi?" sözleriyle başlar. Herkes bu durumdan rahatsız olur. Ailenin avukatı Entwhistle bu sözleri kuşku ile karşılar. Olayları biraz araştırmaya karar verdiği sırada yeni bir ölüm haberi ile sarsılır ve Cora'nın sözlerinde haklı olduğu anlaşılır. Avukat, Poirot'ya gider ve araştırma başlar. 

Romanda büyük öneme sahip bir eşya yeşil antika malahit bir masa. Muhtemelen böyle bir şey olmalı. En nihayetinde olay bu masa ile çözülüyor desem abartmış olmam sanırım. 

Benim çok sevdiklerimden biri oldu tavsiye ederim... 

10 Eylül 2012 Pazartesi

Agatha Christie - Hizmetçinin Ölümü - Bayan McGinty'nin Ölümü

Hizmetçinin Ölümü - Bayan McGinty'nin Ölümü

( Mrs McGinty's Dead)

Agatha Christie

Nil Yayınevi

1989, İstanbul

 152 Sayfa

Çeviri: Nihal Furgaç



Mrs. McGinty öldü.
Nasıl öldü?
Benim gibi diz çöktü.
Mrs. McGinty öldü.
Nasıl öldü?
Benim gibi elini uzattı.
Mrs. McGinty öldü.
Nasıl öldü?
İşte böyle öldü...
 
 
Agatha Christie'nin yine bir çocuk tekerlemesi kullandığı ve başrolde Poirot'nun olduğu bir kitap. Bu kitabın eski basımı var ben de. Bu kitabı ilk aldığımda Agatha Christie'nin adının olmasına rağmen onun olduğuna pek ihtimal vermemiştim çünkü yayınevi farklıydı. Ama kitabı okudukça hele Poirot'nun Bayan Summerhayes'ın dağınık hallerine gösterdiği tepkileri görünce inandım. Bayan Summerhayes gerçekten çok hoş bir tip. Poirot'nun taban tabana zıttı. O kadar dağınık ki artık Poirot dayanamıyor kadının dağıttıklarını topluyor ve cinayeti çözüveriyor. Bu da çok hoş bir detaydı :)
 
 
Polis Müdürü Spence, Poirot'yu ziyaret eder. Yakın zamanda öldürülen gündelikçi kadının katili olarak kiracısı tutuklanır. Ancak Spence içten içe kuşkulur ve Poirot'dan olayı bir kez de onun soruşturmasını ister. Poirot söz konusu olan küçük kasaba olan Broadhinny'e gelir ve ilk edindiği izlenim çok ilginçtir. Buradaki insanların hepsi de çok iyidir.
 
Agatha Christie'nin geçmişteki bir olaya da gayet güzelce bağladığı Poirot'nun da çok şık durduğu güzel bir roman. Romanda ayrıca  Poirot'ya Ariadne Oliver da eşlik ediyor. Ariadne'nin kendi eserinin tiyatroda oynanmasına sevinirken diğer  popüler zevklere hitap etmesi için saçma bir hale dönüşmesine gösterdiği tepkiler çok hoş.    Yeni baskısı var ve güzel de bir uyarlaması mevcut izlemek isterseniz burada. Sanırım yeni baskısını benim de almam lazım anladığım kadarıyla benim kitap bir miktar kırpılmış. Ariadne epey geri planda benim okuduğum baskıda. Sevgili Biblio ile okuduğumuz ortak kitap oldu bu kitap ayrıca bu sefer :)
 



6 Ocak 2012 Cuma

Agatha Christie - Noel'de Cinayet


Noel'de Cinayet (Hercule Poirot's Christmas)

Agatha Christie

Altın Kitaplar

2009, İstanbul

ISBN: 975-405-271-9

176 Sayfa

Çeviri: Gönül Suveren




Poirot katili açıkladığında, Roger Ackroyd'un katili öğrendiğim anda gösterdiğim tepkiyi gösterdim. Cidden şoke edici bir final. O kadar çok sevdim ki, çok sevdiğim A.C. kitaplarımı listemi yeniden bir düzenleme gerekecek. Bu okumamızda okuduğum son üç kitap Beş Küçük Domuz, Noel Kekinin Gizemi ve Noel'de Cinayet gerçekten olağanüstüydü. Tadları damağımda kaldı ve ben de yepyeni kitaplar okuma isteği uyandırdılar.

Orjinal isminden de anlaşıldığı üzere Agatha Teyzemiz Poirot'nun Noel'de tembel tembel oturmasın istememiş. Poirot'nun konuk olduğu evin yakınlarında o bölgenin en önemli ve zengin adamlarından biri olan Simeon Lee öldürülür. Ancak olay o kadar gizemlidir ki başkomiser bu olaya anlam veremez. Polis Müdürü Poirot'dan yardım ister. Simeon Lee'nin oğlu Alfred de Poirot'dan katili bulmasını ister.

Aklıma geldikçe şaşkınlığım devam ediyor. Okumak için de yılbaşını seçmek çok keyifli oldu. Ama siz okumak için yılbaşını beklemeyin derim ;)

Polis Müdürü "Her zaman söylerim, yine de söyleyeceğim... Bence odun ateşinden daha güzel bir şey olamaz."

Ensesini okşayan buz gibi cereyanın farkında olan Hercule Poirot, "Ben her zaman kaloriferi tercih ederim." diye düşündü.

4 Ocak 2012 Çarşamba

Agatha Christie - Noel Kekinin Gizemi


Noel Kekinin Gizemi (The Adventure of the Christmas Pudding)

Agatha Christie

Altın Kitaplar

2010, İstanbul

ISBN: 978-975-21-1193-6

270 Sayfa

Çeviri: Çiğdem Öztekin




"Av dünyanın her yerinde farklıdır. Tilkiyi yakalamak için köpeklerle birlikte at koşturmak gerekir. Bağırırsın, koşarsın, her şey hıza bağlıdır. Kendim hiç çıkmadım ama geyik avında ise pusuya yatıp, saatlerce karnının üstünde sürünmek gerekebileceğini biliyorum. Dostum Hastings, bana bundan uzun uzun bahsetmişti. Bizim buradaki yöntemimiz Sevgili George bunlardan her ikisi de olmayacak. Kendimize örnek olarak ev kedisini örnek olarak almalıyız. Kedi saatlerce fare deliğinin önünde durur bekler. Hareketsiz, kıpırdamadan avını bekler... ama asla uzaklaşmaz."

Yine hayran olunası uşak George ile muhteşem diyaloglar okudum. Noel Kekinin Gizem'i 6 adet güzel öyküden oluşuyor:

Noel Kekinin Gizemi
İkinci Gong
Şamar Oğlanı
Yirmi Dört Karakuş
Düş
Sarı Süsen

Başrolde Noel Kekinin Gizemi ve Şamar Oğlanı olmasına rağmen benim gözdelerim Yirmi Dört Karakuş ve Düş oldu. Özellikle Yirmi Dört Karakuş çok farklıydı. Çok beğendim. Düş ise çok güzel kurgulanmıştı ben bile "Poirot nasıl çözecek ki bu olayı?" diye düşündüm. Tadı damağımda kaldı, tekrar tekrar okunası güzel öyküler gerçekten.

Ben uzun soluklu Poirot romanı okumayı daha çok tercih etsem de bu sefer bu öykülerde yeterince tatmin edici oldu. Öykülerle ilgili çok detay vermek istemiyor okuyun diyorum ;)


30 Aralık 2011 Cuma

Agatha Christie - Beş Küçük Domuz



Beş Küçük Domuz (Five Little Pigs)

Agatha Christie

Altın Kitaplar

İstanbul, 1968









          Five Little Pigs

This little pig went to the market.

This little pig stayed home.

This little pig had roast beef

This little pig had none.

This little pig cried “Wee, wee, wee, wee!”

All the way home.

--------

Beş Küçük Domuz

Bu küçük domuz pazara gitti.

Bu küçük domuz evde kaldı.

Bu küçük domuz pirzola yedi.

Bu küçük domuza hiçbir şey verilmedi.

Bu küçük domuz, “Vii vii vii,” diye ağladı.


Agatha Christie'nin bir başka çocuk tekerlemesinden yola çıkarak yazdığı Beş Küçük Domuz, Briç Masasında Cinayet'ten sonra en az şüphelinin olduğu 2. romandır. Sadece 5 katil adayının olduğu Beş Küçük Domuz'un devamı burada...

12 Aralık 2011 Pazartesi

Agatha Christie Kış Okuması (15 - 31 Aralık 2011)


Sıcak yaz günlerinde canım Biblio ile bu okumayı yapmaya karar vermiştik. "Yılbaşında Noel'de Cinayeti okumalıyız" dan yola çıktık ve ona eşlik edecek 4 arkadaş daha seçtik.15 Aralıkta başlıyoruz okumaya. Hazır havada soğumuşken Agatha güzel gitmez mi? Bir de kar yağsa...

Poirot ile ortak zevkimiz sıcak çikolata içerken okunacak kitaplar:
N veya M?
Cesetler Merdiveni
Beş Küçük Domuz
Noel'de Cinayet
Noel Kekinin Gizemi

Not: Canım arkadaşım Biblio'ya hem bu şahane görsel için hem yine güzel bir okuma keyfini daha yaşattığı için teşekkür ederim. O benim için apayrı ve çok özel bir yere sahip.

9 Aralık 2011 Cuma

Agatha Christie - Ölüm Oyunu


Ölüm Oyunu (Evil under the Sun)

Agatha Christie

Altın Kitaplar

2009, İstanbul

ISBN: 975-405-766-4

176 Sayfa

Çeviri: Gönül Suveren





Poirot mırıldandı. "Rutubetli bir gündü. Rüzgar esti, yağmur yağdı. Sis çevreyi sardığı için burnumuzun ucunu bile göremedik. Ama bir de şimdi bakın. Sis dağıldı. Hava açtı. Gökte yıldızlar pırıl pırıl parlıyor... Hayat ta böyledir Madam."

Devamı yepyeni şahane blogumuzda tık tık


5 Ekim 2011 Çarşamba

Agatha Christie - İskemlede Beş Ceset


İskemlede Beş Ceset (One, Two, Buckle My Shoe)

Agatha Christie

Altın Kitaplar

1990, İstanbul
 
ISBN: 975-405-053-8
 
174 Sayfa
 
Çeviri: Gönül Suveren
 
 

One, two, buckle my shoe

Three, four, knock at the door

Five, six, pick up sticks

Seven, eight, lay them straight

Nine, ten, a big fat hen

Eleven, twelve, dig and twelve

Thirteen, fourteen, maids a’courting

Fifteen, sixteen, maids in the kitchen

Seventeen, eighteen, maids a’waiting

Nineteen, twenty, my platter’s empty…

(Bir, iki, ayakkabımın tokasını tak,

Üç, dört, kapıyı kapat.

Beş, altı, çomakları al.

Yedi, sekiz, onları düzgün koy.

Dokuz, on, besili bir tavuk.

On bir, on iki, insanlar incelemeli.

On üç, on dört, kızlar flört ediyor.

On beş, on altı, kızlar mutfakta.

On yedi, on sekiz, kızlar bekliyor.

On dokuz, yirmi, tabağım boşaldı.)

Agatha Christie'nin çocuk tekerlemelerinden esinlenerek yazdığı romanlar meşhurdur ki en önemlisi On Küçük Zenci'dir. Diğer pek çok romanında da bu tekerlemeleri kullanır. İskemlede Beş Ceset'te öykü bu tekerlemenin ilk satırından yola çıkarak başlıyor. Düşen bir ayakkabı tokasıyla... ve nihayetinde yine bu ayakkabı tokası sayesinde Poirot esrarı çözüyor.
Kitap sonuna kadar acaba Agatha Teyzem nasıl toplayacak konuyu diye beni merak ettirdi durdu çünkü bir ara epey bir karıştı ve konu dağıldı. Ancak yine de gayet güzel toparlandı ve güzel bir finale ulaştı. Ancak işin en kötü yanı yıllar önce  katilin adını yazıp sayfaların arasına koyduğum minik bir kağıdı bulmam ve katili öğrenmem oldu. Kitabı ilk defa 1992 yılında yaz tatili sırasında okumuştum. Kitabın büyük bir bölümünü hatırlıyordum ve katili de istemeyerek hatırladım bu yüzden biraz heyecansız okudum diyebilirim.
Ancak Poirot'nun dişçi randevusuna şahit olmak çok hoş bir deneyimdi :)
Poirot olağan diş kontrolüne gider. Ancak kendisinin ayrılmasından kısa bir süre  sonra dişçisinin öldüğünü öğrenir. Olayın cinayet mi intihar mı olduğu karmaşası yaşanır. Gayet kendi halinde bir dişçiyi kim öldürmek ister? Zaten olayın da karmaşası burada yatar. Poirot olaya el koyar ve konuyu araştırmaya başlar. İçinde insanların aşklarını nasıl taze tuttuğuna güzel bir örneğinde olduğu bu kitap gerçekten değişik.

Ancak ben kitapta beş ceset göremedim. Okuyan varsa diğer iki ceset konusunda bir aydınlatma bekliyorum. Yine kötü bir isim seçimi.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...