Yankı Yazgan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yankı Yazgan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ocak 2011 Cuma

Yankı Yazgan - 99 Sayfada Bebeklikten Çocukluğa



99 Sayfada Bebeklikten Çocukluğa

Prof. Dr. Yankı Yazgan

Türkiye İş bankası Yayınları

2008 İstanbul

ISBN: 978-975-458-823-1

99 Sayfa


 
 
 
 
 
Yankı Yazgan konusunda deneyimli bir çocuk ruh sağlığı uzmanı. Beğenerek okuyorum. Bu kitabın ayrı bir özelliği ise soru - cevap olarak yazılmış olması. Bu sayede aktarılanlar bir televizyon programı izler gibi kolay ve anlaşılır olmuş. Başlığından daha çok 2 yaş döneminde, çocukluğa geçişde yaşanan, uzmanların "ilk ergenlik" dedikleri 2 yaş sendromu üzerine yazıldığını düşünmüştüm. Ancak çok daha kapsamlı bilgiler ve öneriler sunuluyor. Hemen hemen aklınıza gelen tüm soruların, cevapları mevcut bu 99 sayfalık kitapta. Pek çok satırın altını çizdim, bazı sayfaları dönüp tekrar okudum. Özellikle cezalandırma yöntemi olarak önerilen "Mola Yöntemi"nin gerçekten akılcı bir çözüm olacağına inanıyorum.

Çevremizde "Çocuk bakımı, kitaplardan mı öğrenilir?" diye bizi eleştirenler var maalesef. Annelik elbette iç güdüsel bir şey. Hamile olduğunuzu öğrendiğiniz anda anneliğiniz başlıyor. Babalar ise genel olarak bebeği kucağına alan kadar çok da farkına varamıyorlar. Anneler elbette bu iç güdüsel gerçekleşen duyguyu, uygulama aşamasına gelince özellikle anneler, büyükler bize büyük destekler. Ancak yine de zaman ilerliyor. Bazı yanlışlar zaman için de doğru, bazı doğrular zaman içinde yanlış oluyor. Her ne olursa olsun en kötü yazılmış kitabın bile zararı olmayacağı görüşündeyim. Kötü kitaplar olmasa iyi kitapları ayırt edemezdik. Çevremden bana bu yönde gelen eleştirilere kulaklarımı kapamaya devam edip bu güzel kitaplardan feyz almaya devam edeceğim.



Kitaptan minik notlar:

- Çocuğun çocuk gibi davranması daha çok tercih edilen birşeydir. Genellikle yetişkin gibi davranan çocuklarda bir ruhsal sıkıntı olma ihtimali var.

- Kuralların olmadığı, herkesin kendi kafasına göre hareket ettiği, babanın bugün "ak" dediğine yarın "kara" dediği, aile yapısının belirsiz ve düzensiz olduğu ortamlarda, çocukların davranışları üzerindeki kontrol iyice kaybolur.


- Genel anne-babalık tutumlarımıza şöyle bir baktığımda ilk gördüğüm: Birçok şeyi kınıyoruz. Bir çok şeyi eleştiriyoruz. Devamlı kusur buluyoruz. Kısacası hiçbirşeyden memnun olmuyoruz.


- Çocuğuna şimdiden alışsın mantığıyla bazı olumsuzlukları yaşatmak pek tavsiye edilecek bir tutum değil. (İleride parasız kalabilir düşüncesiyle bazı temel ihtiyaçlarında kısarak terbiye etmeye çalışmak)

18 Mayıs 2010 Salı

Yankı Yazgan- Düşe Kalka Büyümek

Düşe Kalka Büyümek


Yankı Yazgan


Doğan Kitap


2009 İstanbul


ISBN 978-605-111-135-3


222 Sayfa



Bebeğiniz olduktan sonra haliyle okuma alışkanlıklarınızda da bir değişme oluyor. Hele benim gibi kitapdan öğrenme merakınız varsa çocuk bakımı, gelişimi ile ilgili kitap okumak kaçınılmaz oluyor (Hala Internetten bir şeyler öğrenmek bana cazip gelmiyor, güvenemiyorum). Bu işin duayeni sayılan Yankı Yazgan'ın çocuk gelişimi alanında neredeyse kült kitap olmuş "Düşe Kalka Büyümek" anneler, babalar ve eğitimciler için muhteşem bir kaynak. Yankı Yazgan karşınızdaymışcasına rahat okunan, satır altlarının bolca çizildiği samimi bir kitap.
Yankı Yazgan "Biz düşe kalka büyüdük, çocuklarımız da düşe kalka büyüyecekler. Bilgi ve sevgimiz, yara bereyi azaltacak" diyor. Gerçekten herşeyin başı sevmek. Sevdiğiniz birine karşı hata yapmanız zaten çok zor. Çocuğun sevildiğini hissetmesi onun için en güzel besin.

Eskiden çocuklar daha az mı kıymetliydi? Bu kadar üzerine düşülmezdi. Gerçekten de düşe kalka büyürlerdi. Ama şimdi artık çiftler bir belki iki çocuk sahibi oluyorlar ve haliyle de daha kıymetli oluyorlar. Çocukların istekli değişti, teknoloji gelişti, hayattan beklentiler çoğaldı. Anne babalar bilinçlendi. Bu bilinç ile ilgili Yankı Yazgan, ruh sağlığı bilicinin farkındalığının arttığının ancak artan başvuruları bile karşılamaya yetecek kaynak olmamasından yakınıyor. Bilinçlenmek iyi ancak arz talep dengesisinin olmaması aileleri zor durumda bırakıyor.

Televizyon konusunda özelllikle Yankı Yazgan'ın fikirlerine sonuna kadar katılıyorum. Uygulamaya çalışıyorum. Yankı Hoca 3 yaşına kadar televizyon izlenmemesi , izlenecekse de yaşlarına uygun programların tercih edilmesini belirtiyor.
"3 yaşın altındaki çocuklar kolaylığı ve özellikle işitsel dikkat gerektirmemesi nedeniyle klip ve reklam seyretmeyi seviyor. Bilhassa iletişim becerileri çok kuvvetli olmayan çocuklarda reklam ve klip kanallarını seyretmenin, konuşmayı geciktirici etkisi olduğu çok net ortada."
"Çocuklarımızın ne seyrettiğini bilmek, neyi seyredemeyeceğini belirlemek bizim görevimizdir. Bu görevi yerine getirmek için bir kaç evrensel öneri getireyim. Zaman Sınırlaması, Mekan Sınırlaması, Birlikte seyir."
Neyse daha fazla alıntı yapmamayım. Çocuk sahibi iseniz ya da niyetiniz varsa okumanız şiddetle önerilir.



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...