7 Mart 2012 Çarşamba

Agatha Christie - Cinayet Reçetesi




Cinayet Reçetesi (The Moving Finger)

Agatha Christie

Altın Kitaplar

1976, İstanbul

190 Sayfa

Çeviri: Gönül Suveren






Roman Miss Marple'ın 3. romanı. 1942 yılı Agatha Christie için oldukça verimli bir yıl olmuş. Aynı yıl hem Cesetler Merdiveni'ni hem en başarılı romanlarından biri Beş Küçük Domuz'u hem de Cinayet Reçetesi'ni yazmış. Kitabın adı konusunda Canım Arkadaşım Biblio ile itirazımız var. İlk basımında (Daktilodaki Parmak,  Akba, 1962; Arsenik, Başak, 1978; Esrarengiz Kalem, Ak, 1978; Zehirli Kalem, Şilliler, 1980; Cinayet Reçetesi Altın, 1979, Altın) adı gayet mantıklı iken sonra bu ada nasıl gelinmiş bilemiyorum. Ancak adını tutarsız bulsam da kapağı beğendiğimi de söylemeliyim.

Bu kitabın en hoş yanı çok hoş iki aşk hikayesinin de gelişmesi. Ben bu yönünü de çok sevdim. Diğer yandan Miss Marple kitabın son 40 sayfasında ortaya çıkması insanda epey bir merak uyandırıyor. Hatta bir ara "sanırım ben yanlış hatırlıyorum bu bir Miss Marple romanı değil" diye kendimden şüphe duydum. Kitabın yeni baskısı bildiğim kadarıyla yok. Ben de sahaftan buldum. Bu keyifli kitap umarım yeniden basılır mantıklı bir ad ile :)

Öykümüz Jerry Burton'un doktorunun İngiliz kırsalında küçük bir kasabada dinlenmesini önermesiyle başlıyor. Bunun üzerine Lymstock'ta  karar kılıp kardeşi ile bir ev kiralarak kasabaya yerleşirler. Önceleri hayat normal bir kasaba yaşantısı gibidir. İnsanlar candan fakat meraklıdır. Günler böyle sakin geçerken  bir gün postadan imzasız bir mektup çıkar. Önceleri mektubu çok dert etmeyen Jerry ve Joanna daha sonra kasabadaki diğer kişilere de aynı tarz mektuplar geldiğini öğrenince şaşırırlar. Ancak yine de çok sorun olmaz ta ki bu mektup yüzünden bir kadın intihar edene kadar.

Çok akıcı, çok güzel bir kitap. Yine katil tahminimde başarılı olamadım. Henüz izlemediğim uyarlaması burada.

Edit (26.08.2014): Kitap yeni baskısını yaptı ve gayet hoş bir isimle basıldı. Kapak gayet güzel. Çeviri Çiğdem Öztekin'e ait. Yeni baskısında sayfa sayısı 232 eski baskısında 190. Sanırım çeviriler arasında çok da fark yok. Ama elbette yeni baskısını almalı, ikinci okumada ondan okumalı. 


1 Mart 2012 Perşembe

Laura Esquivel - Acı Çikolata

Acı Çikolata (Como agua para chocolate)

Laura Esquivel

Can Yayınları 

2011, İstanbul

ISBN: 978-975-510-59-09-3

221 Sayfa

Çeviri: Mükerrem Akdeniz




İçinde yemek tarifleri, aşk öyküleri ve kocakarı ilaçları bulunan bir roman


Beni anımsayan var mı acaba? Uzun süre olmuş yazmayalı daha doğrusu okumayalı. Bir sürü bahane sayıp dökebilirim. Ama şimdi canınızı sıkmak istemiyorum. Benim canım zaten ÜDS çalışmaya çalışarak yeterince sıkılıyor.

Niye bu kadar uzun sürdü kitap mı sıkıcı demeyin? Kitap şahane zira Ölmeden Önce Okunması Gereken 1001 kitaptan biri, bu tabii onu mükemmel yapmaya yetiyor. Kitap çok başka çok farklı biraz Yüzyıllık Yalnızlık tadı aldım ben okurken. Kitap 12 bölüme ayrılmış ve her biri bir ay ve yemek ismini taşıyor. Okurken acıkabilirsiniz zira içinde birbirinden değişik ve ilginç yemek tarifleri var.

Yemekler: Noel tortaları, Düğün Pastası, Gül yapraklı bıldırcın, Bademli susamlı hindi, Kuzey sucuğu, Kibrit eczası, Sığır kuyruğu suyuna çorba, Champandongo, Çikolata ve Kral tacı, Torrejas de natas, Tezcucana usülü biberli kırmızı fasulye ve Ceviz soslu biber dolması.


Öykümüzü kahramanı Tita aşık olduğu Pedro ile evlenmek istemektedir. Ancak Tita evin en küçük kızı olduğu için aile geleneğine göre ölene kadar annesine bakmakla yükümlüdür. Fena halde sert ve acımasız olan anne Mama Elena, Pedro Tita'yı istediğinde bu isteği kesinlikle redder. Tita yerine Tita'nın ablasıyla evlenmesini önerir. Pedro sırf Tita'ya yakın olmak için bunu kabul eder. Aralarındaki tutkuya dizgin vuramazlar. Tita görevi olan yemek pişirmeye devam ederken derin tutkularını yemeğe katar.


Derin, inişli çıkışlı bir aşk öyküsü ile yemek tariflerinin harmanlandığı arada kocakarı ilaçlarının, pratik bilgilerin serpiştirildiği adı Acı Çikolata olsa da tatlı bir roman. Finali de ağzınızda hoş bir tad bıracak.



17 Ocak 2012 Salı

Bernard Cornwell - Kış Kralı


Kış Kralı - Bir Kral Arthur Romanı- (The Winter King - A Novel of Arthur)

Bernard Cornwell

Phoenix Yayınevi

2004, Ankara

ISBN: 975-6565-65-9

509 Sayfa

Çeviri: Murat Başekim




Kuzey Avrupa Mitlerini özellikle severim ki içlerinde beni en heyecanlandıran Kral Arthur'dur. Ne zaman bir belgesel, bir yazı olsa hakkında tüm işimi gücümü bırakır takip ederim, okurum. Merlin, Camelot gibi Kral Arthur dizileri takip ederim. Bu kitap da uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı. Baskısı yoktu ve ben tesadüfen Üniversitenin kütüphanesinde olduğunu görünce çok mutlu oldum. Hemen alıp okumaya başladım.

Kral Arthur üzerine sayısız teori var. Çoğunluğun kanaati bir Romalı asker olduğu yönünde ancak yine de tarihçiler net bir şey söyleyemiyorlar tüm araştırmalara rağmen efsaneden öteye gidemiyor ne yazık ki.

Kitap maalesef beni hayal kırıklığına uğrattı. Büyük bir merakla başladığım kitap hiç bir şekilde beni mutlu etmedi. Herşeyden önce çok karakter var, olaylar karmaşık, takip etmek güç. Aslında böyle kitaplar merak uyandırıcı olur ve bir solukta okunur ama maalesef bu kitap beni nasıl desem daralttı. İtiraf etmek gerekirse bir kaç bölümü atlamak zorunda kaldım. Zaman kaybı oldu benim için. Serinin diğer kitaplarını da haliyle okumayı düşünmüyorum. Ben kendime başka Kral Arthur romanları bulayım en iyisi. Sizin önerileriniz varsa lütfen yazın :)

6 Ocak 2012 Cuma

Agatha Christie - Noel'de Cinayet


Noel'de Cinayet (Hercule Poirot's Christmas)

Agatha Christie

Altın Kitaplar

2009, İstanbul

ISBN: 975-405-271-9

176 Sayfa

Çeviri: Gönül Suveren




Poirot katili açıkladığında, Roger Ackroyd'un katili öğrendiğim anda gösterdiğim tepkiyi gösterdim. Cidden şoke edici bir final. O kadar çok sevdim ki, çok sevdiğim A.C. kitaplarımı listemi yeniden bir düzenleme gerekecek. Bu okumamızda okuduğum son üç kitap Beş Küçük Domuz, Noel Kekinin Gizemi ve Noel'de Cinayet gerçekten olağanüstüydü. Tadları damağımda kaldı ve ben de yepyeni kitaplar okuma isteği uyandırdılar.

Orjinal isminden de anlaşıldığı üzere Agatha Teyzemiz Poirot'nun Noel'de tembel tembel oturmasın istememiş. Poirot'nun konuk olduğu evin yakınlarında o bölgenin en önemli ve zengin adamlarından biri olan Simeon Lee öldürülür. Ancak olay o kadar gizemlidir ki başkomiser bu olaya anlam veremez. Polis Müdürü Poirot'dan yardım ister. Simeon Lee'nin oğlu Alfred de Poirot'dan katili bulmasını ister.

Aklıma geldikçe şaşkınlığım devam ediyor. Okumak için de yılbaşını seçmek çok keyifli oldu. Ama siz okumak için yılbaşını beklemeyin derim ;)

Polis Müdürü "Her zaman söylerim, yine de söyleyeceğim... Bence odun ateşinden daha güzel bir şey olamaz."

Ensesini okşayan buz gibi cereyanın farkında olan Hercule Poirot, "Ben her zaman kaloriferi tercih ederim." diye düşündü.

4 Ocak 2012 Çarşamba

Agatha Christie - Noel Kekinin Gizemi


Noel Kekinin Gizemi (The Adventure of the Christmas Pudding)

Agatha Christie

Altın Kitaplar

2010, İstanbul

ISBN: 978-975-21-1193-6

270 Sayfa

Çeviri: Çiğdem Öztekin




"Av dünyanın her yerinde farklıdır. Tilkiyi yakalamak için köpeklerle birlikte at koşturmak gerekir. Bağırırsın, koşarsın, her şey hıza bağlıdır. Kendim hiç çıkmadım ama geyik avında ise pusuya yatıp, saatlerce karnının üstünde sürünmek gerekebileceğini biliyorum. Dostum Hastings, bana bundan uzun uzun bahsetmişti. Bizim buradaki yöntemimiz Sevgili George bunlardan her ikisi de olmayacak. Kendimize örnek olarak ev kedisini örnek olarak almalıyız. Kedi saatlerce fare deliğinin önünde durur bekler. Hareketsiz, kıpırdamadan avını bekler... ama asla uzaklaşmaz."

Yine hayran olunası uşak George ile muhteşem diyaloglar okudum. Noel Kekinin Gizem'i 6 adet güzel öyküden oluşuyor:

Noel Kekinin Gizemi
İkinci Gong
Şamar Oğlanı
Yirmi Dört Karakuş
Düş
Sarı Süsen

Başrolde Noel Kekinin Gizemi ve Şamar Oğlanı olmasına rağmen benim gözdelerim Yirmi Dört Karakuş ve Düş oldu. Özellikle Yirmi Dört Karakuş çok farklıydı. Çok beğendim. Düş ise çok güzel kurgulanmıştı ben bile "Poirot nasıl çözecek ki bu olayı?" diye düşündüm. Tadı damağımda kaldı, tekrar tekrar okunası güzel öyküler gerçekten.

Ben uzun soluklu Poirot romanı okumayı daha çok tercih etsem de bu sefer bu öykülerde yeterince tatmin edici oldu. Öykülerle ilgili çok detay vermek istemiyor okuyun diyorum ;)


2 Ocak 2012 Pazartesi

Baykuş Goes to...


Evettt 2012'nin ilk şanslısı CEMRE Baykuş ona gidiyor ama üzülmeyin yeni yılda yeni çekilişlere devam edeceğiz :) Güle güle kullan canım adresini mail atarsan hemen göderiririm. Tekrar mutlu yıllar...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...